. . .
Sanat Teorisi
  Ana sayfa >> Makaleler >> Makale ve Araştırmalar >> Köşe Yazıları >> Makale Oku

Makale Başlığı: Aşkı Kaybettik

Aşkı Kaybettik Yazdır Google+ twitter facebook

Yazar: Hakkı Yalçın / www.takvim.com.tr • Eklenme Tarihi: 22.02.2005 12:26:16 • Görüntüleme: 2.318
Özet:
Bizler arsada top peşindeydik, gözlerimiz camlardaki masum bakışlarda. Saklambaç oynarken doğardı aşklar.
Kelimeler:

Bizler arsada top peşindeydik, gözlerimiz camlardaki masum bakışlarda. Saklambaç oynarken doğardı aşklar. Yanaklarda dudak izleri. Kıvrıla kıvrıla uzayan çiçekli yollarda, tuttuğumuz elleri hiç bırakmazdık.

Sevdalıydık, iki ağaç gibi karşılıklı, dimdik! Derelerin bile senfonisi vardı, kuşların eşlik ettiği.

O zaman ülkemiz temizdi. Aşk vardı, uykusuz geceler, içli mektuplar...



Sokak lambalarının altında beklemek, masalların kapısında beklemek gibiydi.

Karıncayı incitmeyen duygular, aşkla beslenen duygulardı.

O zamanlar Başbakan bile gülerdi. Politikanın içinde, insanları sevgiye davet eden "yüreği dağ gibi" adamlar vardı.

Şimdi, "Sen Mecnun olmadın ki, ben Leyla olayım" diyenlerin dünyasında, üç paralık ilişkilere bile "düzeyli ilişki" diyorlar.

Sözüm ona aşk!



Bakışlardaki sihri kaybettik, sabırlı olmanın hünerini.

El ele tutuşmanın masumiyetini. Bedenlerin pazarlandığı bir düzen, yatak odalarına davet edilen söylemlere yüz verdi.

Aşkı öksüz bıraktı. Ruh varken ten nedir ki? Gerçek sevda düşlerini dişleyen çakallar kazandı, akbabalar, yarasalar.

Arasalar üzerimizde sadece aşk bulurlardı ama bizleri suçlayacak bir şeyleri hep buldular.

Çiçeklerimizin kökünü kuruttular.

Bizim saf duygularımız onları kudurttu. Aşkı "köpekleştirenler", Sevgililer Günü'nde aşkın bacaklarını omuzlarına alanlar kazandı.

Biz kaybettik!



Zalim darbeler yedik, hain yumruklar. Yazacak bir mektup bile bırakmadılar bizlere.

Çocuklarımızı "zehirli sarmaşıklarla" doladılar.

Onların dillerine doladılar, ekran vampirlerinin sloganlarını.

Şimdi, yayılan yozlaşmanın hücrelerinde, tedavisi imkansız bir hastalık yatıyor.

Şöhret ve para hastalığı! Namussuzluk hastalığı!



"Aşk dediğin nedir ki" diyorlar, para sesiyle, sevdalı hıçkırıkların sesini keserken!



Hakkı Yalçın


Makale Detaylar
Gönderen: Serdar
Derecelendirme: 0000000000 0%
Yazar İletişim: Bilinmiyor

Sadece üyeler yorum yazabilir. Üye olmak için tıklayım.

Ana sayfa | Makaleler

Aç

Haftanın Yazısı: CIA’nin Kültürel Silahı: Çağdaş Sanat

EN İYİ MAKALELERrss

Makaleler bölümündeki en iyi 5 içerik.
Eser Analiz Yöntemleri
Sanat olgusunun varlığını kavramanın en doğru yolu, sanat eserini çözümlemekte yatmaktadır. Bu konuya karşı XX.yüzyıl başlarında ilgi uyanmaya başlamış ve 1915 yılında Heinrich Wölfflin ve sonrasında Erwin Panofsky ...
Türk Resminde Kurtuluş Savaşı Teması
Sanatın toplumsal yapılara, bağlı gelişmesiyle, sanatçının yaratımını politik, ekonomik, kültürel şartlara uyumlu bir tavırla gerçekleştirmesi özdeştir. Bu arada tarihî sürecin hiçbir döneminde varlığı inkâr edileme...
Sokrates ve Felsefesi
M.Ö. 469-399 yılları arasında yaşamış olan ünlü Yunanlı düşünür. Platon’un hocası olan Sokrates, yazılı hiçbir şey bırakmamış, tüm zamanını özellikle gençlerle felsefe tartışarak geçirmiştir. Görüşleri, tartışmaları...
Barok Dönem Cenovalı Ressamlar
İtalya’nın kuzey batısında, liman kenti olan Cenova (İ.Ö.218) Romalılar döneminden itibaren önemli bir merkez olarak tarih içinde yer almıştır. Cenova aynı zamanda İtalya’nın Orta Avrupa’ya açılan kapısı durumundadı...
Altın Oran
“Altın oran kavramı ve bu kavramın gizemi nedir?” diye düşündüğünüz olmuştur. Belki de bu kavramı ilk defa duymuşsunuzdur. Peki, nedir altın oran, nereden çıkmıştır, pratik hayatta kullanımı var mıdır? Doğada rastla...

SON 5 MAKALE  rss

CIA’nin Kültürel Silahı: Çağdaş Sanat
Soyut dışavurumcular, 1940’ların sonlarında ortaya çıktılar ve New York’u sanat dünyasının merkezi olarak kabul ettirdiler. Ancak kimileri onların, Soğuk Savaş Dönemi’nde Amerikan casuslarının piyonları olduklarını ...
Renk Teorisine Tarihsel Bir Bakış
Tarih boyunca uygarlıklar, renk teorilerini etraflarındaki dünyayı tanımlamak ve renkleri nasıl gördüğümüzü anlamak için geliştirmişlerdir. Ancak, ilk kez Aristoteles’in fikirleri renk teorisyenleri arasında daha ço...
Batılı Sanatçıların Çallı Kuşağı’na Etkileri
Çallı Kuşağı, bilinen bir diğer adıyla 1914 Kuşağı; Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde sanat hayatına atılan sanatçılardan oluşur. Bu sanatçılar yıkılan bir imparatorluğun ardından her anlamda yeniden inşa e...
Adorno, Debord ve Baudrillard’da Kültür ve Sanat
Theodor Adorno, kültür endüstrisi düşüncesinde sanatı ‘sığınak’ olarak görmüş, sanatın kitle kültürünün etkilerini azaltma ve onun işleyişinin dışında kalması gerektiğini önermiştir. Guy Debord, “gösteri toplumu” dü...

Navigasyon

Galeri
Üye/Ziyater
  • . Aktif üye sayısı (0)
  • . Aktif ziyaretçiler (10)
  • . Kayıtlı üye sayısı (1119)
  • . Yeni Üyelik
Açılış sayfası yap Sayfa basina git