Makaleler Biyografiler Ressamlar Turan Erol (1928-)
Makale Başlığı: Turan Erol (1928-)

Turan Erol (1928-)

Yazar: Yrd.Doç.Dr.Özand Gönülal • Eklenme Tarihi: 09.10.2005 • Görüntüleme: 5.777

Özet:
Turan Erol 50 yılı aşkın yaratma süreci içerisinde yoğun bir çeşitlilik sergilemiştir. Bu çeşitlilik geometrik temelden, soyut dışavurumcu tavıra, portreden peyzaja kadar doğa gerçekliğine uzanan bir yelpazeye sahiptir.

Kelimeler:
Turan Erol

        1928 yılında doğan Turan Erol , orta öğrenimini Milas’ta tamamlayarak , 1944’te İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmiş ve 1951’de mezun olmuştur.Dört yıl Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinde çalışan Erol , öğrencilik yıllarında Onlar Grubu’nun (1948) kurucuları arasında yeralmıştır.Onlar Grubu 1948 yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesi öğrencilerinden;Leyla Gamsız, Hulusi Sarptürk, Mustafa Esirkuş, Nedim Günsür, Fahrunise Sönmez, Turan Erol, Orhan Peker, Mehmet Pesen, Fikret Otyam ve Luy Stangali tarafından kurulmuştur.Amaçları Anadolu’nun kültürel değerlerinin sahip olduğu biçimlerle Batı resminin anlatım biçimlerini birleştirerek doğadan ve yaşanan gerçek çevreden seçtikleri konuları yöresel bir dil ve çağdaş sanatın soyutlama anlayışıyla izlemektir. 
        Turan Erol, 1952 – 1960 yılları arasında Diyarbakır’da öğretmenlik yapmış , 1960 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak atanmıştır. Ankara’ya geldikten sonra Dost ve Ulus Dergileri ile Ulus Gazetesi’nde yazılar yazmaya başlamıştır. 1961’de ise bir yıl için Fransa’ya giden Erol , gravür teknikleri üzerine çalışmış ve çağdaş akımları inceleme olanağı bulmuştur. Daha sonra Güzel Sanatlar Şube Müdürlüğünden ayrılarak Gazi Eğitim Entitüsü Resim-İş Bölümünde öğretim üyeliğine atanmıştır.1973 yılına kadar bu görevde bulunan ressam, daha sonra DTCF ve H.Ü Güzel Sanatlar Fakültesinde dersler vermiştir. 
        Turan Erol’un çalışmaları retrospektif bir çerçeve ile değerlendirildiğinde yoğun bir içerik çeşitliliği ile karşılaşılmaktadır. Erken dönem resimlerde geometrik bir stilizasyon egemendir. Bu resimler batı anlayışının klasik tavrını temel olarak almasına karşın , anadolu kültürünün bir parçası olan köy yaşantısından kesitler yansıtmaktadır. Sert çizgilere sahip geometrik temelli yaklaşımın ardından doğaya bağlı olarak çalışmaya başlayan Turan Erol, doğayı işlerken çağdaş bir anlatım biçimi sergilemiştir. 
        1956 yılında yapmış olduğu “ İç Mekan “ adlı resminde Diyarbakır yöresinin ev içinde gerkleşen gündelik yaşam görüntüsü sergilenmektedir. Konu seçimi açısından kültürel kaynağın kullanılmasına karşın , resimsel dilin oluşumunda seçilen biçimsel ve lekesel ilişki çözümü, tamamıyla batı anlayışını segilemektedir. Kübik bir uslubun egemen olduğu çalışma ressamın önemli resimleri arasında yer almaktadır. 
        1957 yılında yapmış olduğu “Ay Çiçekleri” adlı natürmort , dönemin bir özelliği olarak , yani birçok ressamın da etkilenerek denediği Van GOGH’un "ay çiçekleri" adlı resminin benzeri bir çalışmadır. Ancak bu çalışmada , Turan Erol ölü doğayı geometrik temelli bir anlayışla sergilemiştir. 70 li yıllarda Ankara gecekondularıyla, şehre ilişkin gündelik yaşamdan kesitler sunmuştur. “Altındağ” adlı resminde ard arda gelişi güzel yerleştirdiği evlerde kullandığı renkler ve evlerin biçimi , gelişen şehir yaşantısı içerisindeki varoş gerçeğini açıkça ortaya koymuştur. Aynı dönemde yapmış olduğu “Güz Sonu” adlı resimde mevsime ilişkin algıları oluşturacak kompozisyon düzenlemesi görmemize karşın , arka planda yanlızlık duygusu dingin bir doğa atmosferiyle özdeştirilmiştir. Resim yüzeyi lekesel bir yapıya sahiptir. Gri-beyaz tepelerin önünde sıralanan tekdüze kavak ağaçları resmin ön planında görülen köylü figürlerine koşut bir leke hattı oluşturmaktadır. Griye yakın beyaz alanlar üzerine serpiştirilmiş çarpıcı renkler dinamik bir yapının oluşmasını sağlamaktadır. Ön planda yer alan figürlerin arkasında büyük gri lekeler, resim yüzeyinde persfektife dayalı iki farklı boyutun algılanmasını sağlamaktadır. Yani dikey ve yatay yönelimlere ilişkin göz yanılgısı oluşturmaktadır. 
        1993 tarihli, kış manzarası “ Güvenlik Caddesi” adlı resmi aradan geçen 20 yılın doğa ile sürdürülen ilişkinin nasıl farklı bir noktaya ulaştığını göstermektedir. Resimsel dil açısından ulaşılan olgunluk, doğayı işleme biçiminde gerçekçiliğin belirgin bir şekilde ortaya çıkmasını sağlamıştır.Resme bakıldığında, kış mevsimini tüm gerçekliğiyle hissetmek mümkündür. Resim yüzeyi dikey ve diegonal hatlarla parçalanarak kompozisyon unsurları dengeli bir biçimde yerleştirilmiştir. Bu resminde ortaya koyduğu genel yaklaşım doğaya bağımlılık özelliğini açıkça sergilemektedir. Turan Erol herzaman kendi hayal dünyasının ürettiklerini doğa ile ispatlamaya çalışmıştır. Doğadan kopma korkusunun getirdiği bu yaklaşım, belkide ressamın çocukluk yıllarındaki doğa içerindeki yaşantısının kalıntısıdır. Resimlerinde gördüğümüz doğaya ilişkin biçimler gerçekte Turan Erol’un iç dünyasının yansımalarıdır. Bu da ressam için doğanın bir amaç olmadığını aksine bir araç olduğunu göstermektedir. Turan Erol’un yaratma süreci doğa karşısında başlamaz. Ressam tuvalin önüne geçerek, hayal dünyasında oluşturduğu biçimleri doğada arayarak, bir macerayı yaşamaya başlamaktadır. Turan Erol resimlerindeki doğa ilişkisini şöyle açıklamaktadır : “ orada gördüğüm hiç bir şey varolanın bire bir aktarılması değildir, hepsi yeniden kuruluyor, yani benim resimlerimin adresleri yoktur.” 
        Dolayısıyla , Turan Erol’un resimlerinde hareketle şöyle bir genellemeye ulaşmak mümkündür: “Sanatçı kimliğine ulaşmış bir insanın, yaratıcı süreci içerisinde doğadan seçmiş olduğu unsurlar, insan varlığının şartlanmışlıklarıyla ilişkili olarak değil; sanatçının iç dünyasını yansıtan ve oluşturulmak istenen resimsel dilin birer unsuru olarak ortaya çıkmaktadır. 
        Sonuç olarak, Turan Erol 50 yılı aşkın yaratma süreci içerisinde yoğun bir çeşitlilik sergilemiştir. Bu çeşitlilik geometrik temelden, soyut expresif tavra, portreden peyzaja kadar doğa gerçekliğine uzanan bir yelpazeye sahiptir. Bu bir tutarsızlık gibi görülsede, aslında uslubsal kalıplaşmaya bir karşı duruş olarak değerlendirilmelidir.Turan Erol resimlerinin yanında, hocalığı ve sanat bilimine ilişkin yazılarıyla Türkiye Cumhuriyeti toplumunun sanat olgusu ile ilişkisinin güçlenmesinde önemli bir itici güç olarak varlığını sürdürmektedir.


Kaynakça
Numan ARSLAN , "Onlar Grubu", Ezacıbaşı Ansiklopedisi,C3 ,  İstanbul 1997, s.1376
Kıymet Giray, "Turan Erol",Ezacıbaşı Ansiklopedisi,C1 , İstanbul 1997, s.543-544
Sezer Tansuğ, Türk Resminde Yeni Dönem, İstanbul 1993
Kaya Özsezgin, Türk Resmi, Ankara 1998
Ferhat Özgür, Günümüz Türk Ressamları: Turan Erol, Ankara 1998,Yapı Kredi Yayınları
 

Makale Detaylar

Gönderen: ozand

Kategori: BiyografilerRessamlarTuran Erol (1928-)

Derecelendirme: %100

Yazar İletişim: ozandgonulal@akdeniz.edu.tr

3 kişi yorum yapmış.

merro - 30.10.2005
Paylaşımınız için teşekkürler.
ozand - 13.10.2005
Teşekkür ederim.
webmaster - 10.10.2005
Sayın Özand Hacam, gerçekten başarılı bir çalışma olmuş.. Elinize emeğinize sağlık.. Başta ben olmak üzere sayenizde Cumhuriyet Dönemi Ressamlarını daha yakından tanıma fırsatı buluyoruz. Teşekkür ederim

Sadece üyeler yorum yazabilir. Üye olmak için tıklayın.