Makaleler Biyografiler Ressamlar Adnan Turani (1925-2016)
Makale Başlığı: Adnan Turani (1925-2016)

Adnan Turani (1925-2016)

Yazar: Yrd.Doç.Dr.Özand Gönülal • Eklenme Tarihi: 25.09.2005 • Görüntüleme: 8.535

Özet:
Avrupa’daki eğitimi sırasında non-figüratif bir anlayışa yönelen sanatçının üzerinde, Almanya’da devam ettiği atölyelerin etkisi olmuştur.1970leri başlarına kadar süren soyut dönemi, daha sonraki deneyimlerini ve araştırmalarını biçimleyici olması bakımından önem taşımaktadır.Özellikle renk sorunlarının çözümüne ilişkin ilk belirleyici referansların oluşumunda anayolu çizmiştir.

Kelimeler:
Adnan Turani, kaligrafi, soyut

Adnan Turani (1925-2016)*
Hazırlayan: Dr.Özand Gönülal**

Adnan Turani 1925 yılında istanbul’da doğmuş İstanbul öğretmen okulunu bitirdikten sonra bir yıl öğretmenlik yapmış ve daha sonra 1945 yılında Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümüne girmiş ve 1948 yılında buradan mezun olmuştur.1953 yılına kadar Anadolu’da öğretmenlik yapan Turani, Milli Eğitim Bakanlığı’nın yurtdışı sınavını kazanarak savaş sonrası yurtdışına gönderilen ilk öğrenciler arasına girmiştir. Önce Münih Güzel Sanatlar Akademisi’nde Manfred Henninger ve BAUMEİSTER’in atölyelerinde çalışmış; 1956 yılında Hamburg’a giderek Heinz Trökes’le 1959 yılının ortalarına kadar çalışmıştır. Daha sonra yurda dönen Adnan Turani, Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümüne atölye hocası olarak atanmıştır.

1970 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünde öğretim görevlisi olarak göreve başlamış ve Güzel Sanatlar Enstitüsü koordinatörü olmuştur.1983 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin kuruluşunda görev almış ve aynı fakültenin resim bölümü başkanlığına atanmıştır.

Hacettepe Üniversitesinde “Modern Resim Sanatını Yaratan Faktörler” konulu teziyle doktor ünvanını alan Turani, ressamlığın yanında Sanat Tarihi alanında gerçekleştirdiği çalışmalarıyla Türkiye Cumhuriyeti toplumunun sanat olgusunu tanımasına önemli katkılarda bulunmuştur. “Dünya Sanat Tarihi”, “Türk Resim Sanatı”, “Sanat Terimleri Sözlüğü”, “Çağdaş Sanat Felsefesi” gibi çalışmaları sanat alanında önemli kaynaklar olarak yerini korumaya devam etmektedir.

1986-87 yıllarında Bilkent Üniversitesi’nde Resim Bölümü Başkanlığı görevini yürüten Prof.Dr.Adnan Turani, Ankara’da yaşamını sürdürmektedir.

Avrupa’daki eğitimi sırasında non-figüratif bir anlayışa yönelen sanatçının üzerinde, Almanya’da devam ettiği atölyelerin etkisi olmuştur.1970leri başlarına kadar süren soyut dönemi, daha sonraki deneyimlerini ve araştırmalarını biçimleyici olması bakımından önem taşımaktadır.Özellikle renk sorunlarının çözümüne ilişkin ilk belirleyici referansların oluşumunda anayolu çizmiştir.

İlk çalışmalarından olan “Paçavra Kilimden Abstraksiyona” adlı eseri, kültürel kaynaktan seçilen bir nesnenin sahip olduğu soyut renkli bir anlayışın resimsel dile aktarılmasının bir örneği olarak değerlendirilebilir. Ancak bu aktarma sırasında kilim nesnesinin sahip olduğu dekoratif renk kullanımından uzaklaşıldığı gözlenmektedir.

Adnan Turani’nin; “ resimsel biçimleme ile ilgili mantığın oluşması alınan resim eğitiminden çok sonra gelişmektedir”; sözleri onun yaratı süreci içerisinde ki değişiminin bir ifadesi olarak ta değerlendirilebilir. Çünkü yurda döndükten sonra lirik soyut bir anlayış temelinde Kaligrafik bir anlatıma yönelmesi bunun kanıtıdır.

Yoğun denemeler gerçekleştiren Turani’nin çalışmalarında zaman zaman bir defada çizilmiş kompozisyonel desenlere rastlanmaktadır. Bu çalışmalarında mümkün olduğunca az renk kullanarak güçlü bir anlatıma ulaştığı görülmektedir.

Resimlerinde güçlü bir yapıya sahiptir. Özellikle “Keman Çalan Kadın” resimlerinde sergilenen desen bu kıonudaki ustalığını belirgin olarak ortaya koymaktadır. Keman çalan kadın resimlerine baktığımızda figüratif bir deformasyon olmasına karşın, izleyen kişi açısından bir rahatsızlık yaratmamaktadır. Daha doğrusu var olan deformasyon hissedilmemektedir.Turani, bu durumu şöyle açıklamaktadır;‘‘İnsanın anlayış boyutları değişmektedir, figüre ilişkin kurgusal mantık içerisinde oranlar, figürü yapan kişi, (ressam) tarafından öylesine kurgulanır ki bu izleyicinin dikkatini çekmez onu rahatsız etmez.’’ Bunun için resim olgusunun temelinde varolan kurgusal mantığın, sanatsal yaratmada önemli bir faktör olduğunun kavranması gerekmektedir. Keman çalan kadın figürlerinin sahip olduğu hareket keman çalan bir insanın sahip olduğu hareketlerin başarılı bir gözlemi olarak ortaya çıkmaktadır. Bu başarının altında belki de, Turani’nin gençlik yıllarında keman çalmış olması yatmaktadır.

Turani’nin çalışmaları arasında yer alan doğa ya ilişkin görüntülerde (peyzaj) ön plana çıkan renkçi anlayış, konunun doğayla ilişkisinin kesilmesini ve tamamen soyut bir boyuta geçmesini sağlamaktadır. Ancak kaligrafik yaklaşımdan hiç bir zaman uzaklaşmamıştır. Turani’ye göre kaligrafi ‘‘ İnsanın kendi iradesinin biçimlenmesidir, ressamın resimde imza ile özdeş tavrıdır, böylece ressam kendi karakterini sergilemektedir.’’

Turani’nin son dönem yapıtları, onun 60 yıllık resim serüveniyle ilgili en önemli ipucunu bize veriyor. O da sanatçının araştırmacı yönünü, gözler önüne sermesi. "Resim bir boya olayıdır" diyen Turani’nin o kadar yıldan sonra bugün vardığı nokta gerçekten ilginç. Turani, yaratma sürecini; "benim resmime dayanan çabam, her seferinde ayrı bir maceraya atılarak bu düşünsel eylem savaşında hiç olmazsa arada bir olumlu sonuç alma niyetine dayanır. Ben çevremde yeni biçimlemelere gidiyorum. Bu nedenle benim resmim, doğa etkisini soyut bir dilde yeniden inşa etmektir. Böylece doğa biçimini değil, doğa etkisinin biçimini konu ediyorum. Bu etki biçimini arama her defasında, beni yeni biçimleme, biçim - motif sentezine sürüklüyor. Bu işlem, bir biçim transformasyonu değil, etki biçimi araştırmasıdır"sözleriyle tanımlamaktadır

Turani’nin etki biçim araştırmalarında renkler izleyiciyi önemli bir araştırmanın içine sürüklemektedir anacak bu durum izleyici tarafından farkedilmemektedir. Böylece izleyicinin ciddi, bilimsel araştırmanın o katı, ahenksiz ortamıyla ilgisi kalmaz ve eğlenceli bir ortamda, rengârenk, devingen süreç içerisine girer. Turani’nin "şımarık, boyalı yüzleri, çocuksu tavırları, beni etkileyen her şey" diyerek içeriğini anlattığı kompozisyonlarının kimileri çiğ sarı ya da acı kırmızı, kimileri vahşi siyah. Çünkü Turani’ye göre resim, boya ile konuşmaktır.

Adnan Turani; ressamlığının yanı sıra “sanat bilimi” açısından verdiği eserler ve hocalığı sayesinde yetiştirdiği öğrencilerle kattığı değerler ile Türkiye Cumhuriyeti’ nde sanat alanında itici bir güç olarak varlığını sürdürmektedir.

* Sanatçının ölüm tarihi (17 Aralık 2016) nedeniyle, içerik başlığı site yönetimi tarafından düzeltildi.
** Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü
- Resim ve diğer dökümanlar için Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Ulusal Sanat Arşivi’nden yararlanılmıştır. 
www.ulusalsanatarsivi.com

KAYNAKÇA

  • Berk Nurullah -Kaya Özsezgin ,Cumhuriyet Dönemi Türk Resmi, Ankara 1983”
  • Dal, Esin “Türk Resminde Kaligrafik Eğilimler”, Türkiye'de Sanat, Kasım/Aralık 1991, S.1,s.33
  • Özsezgin Kaya, Türk Resmi, Ankara 1998
  • Turani Adnan, Batı Anlayışına Dönük Türk Resim Sanatı, Ankara 1984

Makale Detaylar

Gönderen: ozand

Kategori: BiyografilerRessamlarAdnan Turani (1925-2016)

Derecelendirme: %100

Yazar İletişim: ozandgonulal@akdeniz.edu.tr

3 kişi yorum yapmış.

webmaster - 10.08.2020
Sanatçının ölüm tarihi (17 Aralık 2016) nedeniyle, içerik başlığı site yönetimi tarafından düzeltildi.
merro - 30.10.2005
Paylaşımınız için teşekkürler
ozand - 25.09.2005
Adnan Turani (1925-). İyi okumalar.

Sadece üyeler yorum yazabilir. Üye olmak için tıklayın.